Evlerin, sokakların ve ortak yaşam alanlarının bir zamanlar insanlarla dolup taştığı bazı yerleşimler, bugün sessiz görüntüleriyle geçmişi hatırlatıyor. Peki, dünyanın farklı bölgelerinde bulunan bu yerler hangi öyküleri barındırıyor ve insanlar neden yaşadıkları alanları geride bırakmak zorunda kaldı? İşte dünyanın dört bir yanındaki terk edilmiş yerleşimlerin öyküleri…
1. PRIPYAT, UKRAYNA
Ukrayna’da bulunan Pripyat, 1986 yılında yaşanan Çernobil nükleer kazasının ardından boşaltılan bir şehir olarak biliniyor. Nükleer santralde çalışan insanların aileleriyle birlikte yaşaması için kurulan şehirde, kaza öncesinde yaklaşık 50 bin kişi bulunuyordu. Kazanın ardından ortaya çıkan radyasyon tehlikesi nedeniyle şehirde yaşayanlar başka bölgelere taşındı. Kısa sürede boşaltılan yerleşimde apartmanlar, okullar, çocuk parkları ve eğlence alanları geride kaldı. Bir zamanlar çocukların oynadığı parklar ve insanların günlük yaşamlarını sürdürdüğü sokaklar, zaman içinde sessizliğe büründü. Şehrin simgelerinden biri olan dönme dolap da geçmişten kalan yapılar arasında yer aldı. Pripyat bugün, nükleer kazaların insanlar ve yerleşim alanları üzerindeki etkilerini gösteren en dikkat çekici örneklerden biri olarak tanınıyor.
2. KOLMANSKOP, NAMİBYA
Afrika kıtasının güneyinde bulunan Kolmanskop, 1908 yılında bölgede elmas bulunmasının ardından gelişmeye başladı. Madencilik faaliyetleri sayesinde kısa sürede büyüyen kasabada evler, okul, hastane ve insanların günlük yaşamını kolaylaştıran çeşitli yapılar kuruldu. Ancak zamanla çevredeki elmas kaynaklarının önemini kaybetmesi ve daha verimli maden alanlarının bulunması, kasabanın nüfusunun azalmasına yol açtı. İnsanların başka bölgelere taşınmasıyla Kolmanskop 1956 yılında tamamen boşaldı. Aradan geçen yıllarda çöl kumları evlerin içine kadar ilerledi. Bir zamanlar insanların yaşadığı odalar kumlarla dolarken eski yapılar çölün ortasında farklı bir görünüme büründü. Kolmanskop, doğanın terk edilmiş yerleşimleri nasıl değiştirdiğini gösteren dikkat çekici bir örnek olarak öne çıkıyor.
3. HASHIMA ADASI, JAPONYA
Japonya’nın Nagazaki kenti açıklarında bulunan Hashima Adası, kömür madenciliği sayesinde gelişen bir yerleşimdi. Adada çalışan madenciler ve aileleri için çok katlı konutlar, okullar, hastane ve ortak kullanım alanları inşa edildi. Kömür üretiminin yoğun olduğu dönemde ada, sınırlı yüzölçümüne rağmen kalabalık bir nüfusa ev sahipliği yaptı. Ancak enerji üretiminde yaşanan değişimler ve kömür madenciliğinin gerilemesi, adanın önemini azalttı. Madenin 1974 yılında kapanmasının ardından ada boşaltıldı. İnsanların ayrılmasıyla birlikte beton yapılar, denizin ortasında geçmişten kalan bir yaşam alanına dönüştü. Bugün terk edilmiş binaları, yüksek duvarları ve dar sokaklarıyla dikkat çeken ada, geçmişteki madencilik yaşamının izlerini taşıyor.
4. CRACO, İTALYA
İtalya’nın güneyinde bulunan Craco, taş evleri, dar sokakları ve yüksek bir tepe üzerindeki konumuyla tanınıyor. Geçmişi yüzyıllara uzanan kasaba, uzun yıllar boyunca insanların yaşadığı önemli yerleşimlerden biri oldu. Ancak heyelanlar ve zemin hareketleri, kasabada yaşamı giderek zorlaştırdı. Özellikle 20. yüzyılda yaşanan gelişmelerin ardından sakinlerin başka bölgelere taşınmasıyla yerleşim büyük ölçüde boşaldı. Tepelerin üzerine yayılan taş yapılar ve eski sokaklar, kasabanın geçmişteki görünümünü koruyor. Craco, doğal koşulların insanların yaşadığı yerleri nasıl değiştirebildiğini gösteren tarihi yerleşimlerden biri olarak dikkat çekiyor.
5. KAPALI MARAŞ, KIBRIS
Kıbrıs’ta Gazimağusa sınırları içinde bulunan Kapalı Maraş, geçmişte hareketli sahil yaşamı ve konaklama alanlarıyla tanınıyordu. Turizmin geliştiği dönemde bölge, farklı yerlerden gelen çok sayıda ziyaretçiyi ağırlayan önemli bir tatil merkeziydi. 1974 yılında yaşanan çatışmaların ardından bölge büyük ölçüde boşaldı. Sahil boyunca sıralanan konaklama yapıları, evler ve çeşitli iş yerleri uzun süre kullanılmadan kaldı. Böylece bir zamanlar hareketli olan yerleşim, geçmişin izlerini taşıyan bir alana dönüştü. Bölgenin bazı kesimleri yıllar sonra yeniden ziyarete açıldı. Ancak ziyaret edilebilen alanlar belirli kurallara bağlı bulunuyor. Kapalı Maraş, yaşanan siyasi gelişmelerin bir yerleşimin günlük yaşamını nasıl değiştirebildiğini gösteren örneklerden biri olarak biliniyor.
6. BODIE, ABD
Amerika Birleşik Devletleri’nin Kaliforniya eyaletinde bulunan Bodie, 19. yüzyılda altın madenciliği sayesinde gelişti. Madenlerde çalışmak isteyen insanların bölgeye gelmesiyle kasabanın nüfusu arttı. Burada çok sayıda ev, iş yeri ve ortak kullanım alanı kuruldu. Ancak madencilik faaliyetlerinin zamanla azalması, kasabanın ekonomik canlılığını kaybetmesine neden oldu. İş olanaklarının azalmasıyla insanlar başka bölgelere taşındı ve yerleşim büyük ölçüde boşaldı. Günümüzde eski ahşap yapıları, konutları ve iş yerleriyle geçmişteki maden kasabası yaşamını yansıtan Bodie, tarihi dokusu korunmaya çalışılan yerleşimler arasında bulunuyor.
7. HOUTOUWAN, ÇİN
Çin’in Shengshan Adası’nda bulunan Houtouwan, geçmişte balıkçılıkla geçimini sağlayan insanların yaşadığı bir köydü. Zaman içinde ekonomik koşulların ve ulaşım olanaklarının değişmesiyle köy sakinlerinin önemli bir bölümü başka yerlere taşındı. Köyün boşalmasının ardından doğa, yerleşimin görünümünü değiştirmeye başladı. Evlerin duvarlarını saran sarmaşıklar, yeşilliklerle kaplanan merdivenler ve bitkiler arasında kalan yollar, bölgenin en dikkat çekici özellikleri hâline geldi. Bir zamanlar insanların günlük yaşamını sürdürdüğü evlerin zamanla bitki örtüsüyle kaplanması, Houtouwan’ı terk edilmiş yerleşimler arasında farklı bir konuma taşıyor. Köy, doğanın insanların azaldığı alanlarda nasıl yayılabildiğini gözler önüne seriyor.
8. ORADOUR-SUR-GLANE, FRANSA
Fransa’da bulunan Oradour-sur-Glane, İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan acı olayların izlerini taşıyan tarihi bir köy. Haziran 1944’te köyde yaşanan ağır olayların ardından yerleşim büyük ölçüde harabe hâlinde kaldı. Savaş sonrasında köyün kalıntılarının korunmasına karar verildi. Yeni yerleşim başka bir alanda gelişirken eski köy, yaşananların unutulmaması ve hayatını kaybedenlerin anılması amacıyla muhafaza edildi. Bugün eski sokaklar, ev kalıntıları ve diğer yapılar, geçmişte yaşanan olayların izlerini koruyor. Oradour-sur-Glane, eski bir yerleşimin aynı zamanda tarihî bir anma alanına dönüşebileceğini gösteriyor.
9. KAYAKÖY, TÜRKİYE
Muğla’nın Fethiye ilçesinde bulunan Kayaköy, yamaçlara yayılan taş evleri ve dar sokaklarıyla Türkiye’nin en bilinen tarihi yerleşimlerinden biri. Köy, 1923 yılında Türkiye ile Yunanistan arasında gerçekleştirilen nüfus mübadelesinin ardından eski sakinlerinin ayrılmasıyla büyük ölçüde boşaldı. Bir zamanlar insanların yaşadığı evler, ibadethaneler ve ortak kullanım alanları, köyün geçmişteki yaşamına ilişkin izleri günümüze taşıyor. Taş yapıların yamaçlar boyunca sıralanması, yerleşime kendine özgü bir görünüm kazandırıyor. Kayaköy, geçmişteki yaşam biçimlerini ve mimari özellikleri incelemek isteyenlerin ilgisini çekiyor. Köyün korunması, tarihi yerleşimlerin gelecek kuşaklara aktarılması açısından da önem taşıyor.
10. PYRAMIDEN, SVALBARD
Norveç’e bağlı Svalbard takımadalarında bulunan Pyramiden, kömür madenciliği amacıyla kurulan eski bir yerleşim. Sert iklim koşullarına rağmen uzun yıllar boyunca madenciler ve aileleri burada yaşadı. Konutların yanı sıra ortak kullanım alanları ve çeşitli hizmet yapıları da yerleşimin gelişmesini sağladı. Ancak madencilik faaliyetlerinin sona ermesiyle bölgedeki günlük yaşam büyük ölçüde durdu. 1998 yılında madenin kapanmasının ardından sakinlerin ayrılmasıyla Pyramiden, geçmişteki yaşamın izlerini taşıyan terk edilmiş bir yerleşime dönüştü. Kutup bölgesinin zorlu doğa koşulları arasında kalan yapılar, ekonomik faaliyetlerin ve coğrafi şartların yerleşimlerin geleceğini nasıl etkileyebildiğini gösteriyor.

İlk yorum yapan olun